Genel bir kurs size yatak odanızı betimlemeyi ve restoranda sipariş vermeyi öğretir. Dile toplantılar, e-postalar ve perşembe günkü müşteri görüşmesi için ihtiyacınız varsa, bunların neredeyse hiçbiri işinize yarayacak malzeme değildir; ihtiyacınız olan malzeme ise çok daha küçüktür.
İş kelime dağarcığınız sandığınızdan dardır
Profesyonel konuşma birkaç yüz terimle döner: sektörünüzün isimleri, kabul etmek, ertelemek, kibarca karşı çıkmak ve açıklama istemek için bir düzine fiil, bir de toplantıyı yöneten kalıplar. Bunları kendi işinizden toplayın. Gerçek bir e-posta zinciri ve gerçek bir toplantı gündemi alın, listenizi ders kitabı ünitesinden değil bunlardan kurun.
Doğruluğu değil, anlaşılırlığı öne alın
İş bağlamında bir dil bilgisi hatasının maliyeti neredeyse sıfır, yanlış anlaşılmanın maliyeti ise yüksektir. Kısa ve yalın cümleler, yanlış yapabileceğiniz zarif cümleleri yener. Her şeyden önce onarım kalıplarını öğrenin: tekrar eder misiniz, X mi demek istiyorsunuz, doğru anladığımdan emin olayım. Pahalı arızaları bunlar önler.
Gerçekten tekrarlayan durumlarınızın provasını yapın
Her hafta aynı beş konuşmayı yaparsınız: bir durum güncellemesi, bir meslektaşa soru, bir itiraz, ek süre talebi, bir görüşmenin açılışı ve kapanışı. Her birini bir kez yazın, akıcı olana dek sesli söyleyin; iş haftanızın çoğunu kapsamış olursunuz.
En çok yaptığınız buysa önce okuma ve e-posta
Pek çok iş ağırlıklı olarak yazılıdır. Sizinki de öyleyse yazılı pratik bir ödün değil, hedefin ta kendisidir. Konuşma sonra gelebilir. Net bir mesaj yazabilmek ve muğlak bir mesajı okuyabilmek, meslek hayatında sohbet edebilmekten çoğu zaman daha değerlidir.
Bir müfredata değil, kendi haftanıza nişan alın. İyi seçilmiş iki yüz terim ve provası yapılmış beş durum, sizi bir kurstan çok önce o dilde çalışır hale getirir.