Aynı anda iki dil öğrenilir mi?

Kimi size imkânsız olduğunu söyleyecek, kimi de yaptığını. İkisi de gerçek deneyimleri anlatıyor. Sonucu belirleyen asıl şey, hangi iki dil olduğu ve her birinde nerede olduğunuzdur.

Asıl bedel zaman, girişim değil

Diller arası karışma, halk inanışının söylediğinden azdır ve çoğunlukla ara sıra yanlış bir kelime olarak görünür, derin bir karmaşa olarak değil. Asıl bedel aritmetiktir: iki dil, her birine yarım pratik demektir. Günde otuz dakikanız varsa artık her biri için on beş dakikanız var. Bu öğrenmeyi engellemez; her şeyin süresini ikiye katlar.

Benzer ikililer daha kolay değil, daha zordur

Yakın akraba iki dil — İspanyolca ve İtalyanca, Felemenkçe ve Almanca — çok şey aktarıldığı için verimli hissettirir. Uygulamada ise birbirine karışırlar, özellikle konuşurken; hangi ekin hangisine ait olduğunu aylarca ayıklarsınız. Uzak bir ikili çok daha az karışır. İlle de iki dil diyorsanız, ortak yanı az olanları seçin.

İkisine birden sıfırdan başlamayın

Genellikle işleyen biçim şudur: bir dil başlangıç seviyesini çoktan geçmiş ve korunuyordur, diğeri ise etkin biçimde inşa ettiğinizdir. Korumak ucuzdur, inşa etmek değil. Aynı anda iki başlangıç dili, çoğu kez ikisinin de kullanılabilir seviyeye ulaşamamasıyla biten bileşimdir.

Bloklara bölün, aynı oturumun içine değil

Devam edecekseniz, bir oturum içinde dönüşümlü çalışmak yerine her dile kendi günlerini verin. Geçiş yapmak dikkat harcar ve tek dilin kısa blokları, iki dilin iç içe geçmiş parçalarını yener. Birini öncelik olarak tutun. Hafta kötü gidip yalnızca birine sıra geldiğinde, hangisi olduğunu önceden bilmek istersiniz.

Aynı anda iki dil mümkündür ve daha yavaştır. İkisinden birinin son tarihi varsa, önce birini doğru dürüst bitirin.

Yukarı çık